Translate

29 Ocak 2016

The Revenant- Diriliş Leonardo DiCaprio


Leonardo oynuyor diye bir hevesle girdik filme,yarıda bırakıp gitmemek için kendimizi zor tuttuk belki devamı iyidir diye.. Nasıl başladıysa öyle bitti!!

Evet hayatımda izlediğim en iğrenç filmlerden biriydi. Bazıları Nasıl mücadele etti,hayata tutundu  vs vs diyebilir, ben ne sonra ne olacak? Şimdi ne olacak? Heyecanı yaşadım ne de izlediğim görüntülerden zevk aldım.Bilet alırken 3 saat ne ki acaba diyordum ama o filmi 6 saat bile uzatabilirsiniz. Adamın başına gelmeyen kalmıyor hiç olmazsa izlenecek bir şey olsa...

Bir de adamlar her yerlerinden kan aka aka çiğ et yerken ölmüş hayvanların başında, izleyenler Nasıl Mısır yedi anlamıyorum. 

Hele o ayı sahnesi offf Leonardo yu parçalıyor ayı, o değil de dev gibi ayı üzerinde tepiniyor üstüne bir de tepeden yuvarlanıp üzerine düşüyor ama bizim Adamın tek kemiği kırılmıyor 3 güne kalmadan iyileşiyor. 

Baktık olmayacak biz de arkadaşımla dalga geçmeye başladık. Bizi gören komedi filmi izliyoruz zannedebilirdi. Başka türlü dayanamazdık sanırım. Filmin başından sonuna kadar Leonardo nun inlemelerini dinledik hatta film bitti ekran karardı Adam hala inliyordu. 

Kar yaparken dillerini çıkarıp tutmaya çalışmaları ile de o çaresizliğin insana neler yaptırdığını anlatmış oldular bizlere. Sağolsunlar..

Ya o zavallı at ile uçurumdan düştükleri sahne!! Koca at paramparça oldu, bizimki yine iyi.. Ve o atın içinden bütün halde çıkardığı 1 er metrekarelik 2 tanecik organ hangi organdı acaba hala merak içindeyim?? Sonra içini boşalttığı atın içine soyunup girmesi ve uyuması da ayrı bir muhabbet konusu.. Filmin adı yeniden doğuş gibi bir şey olabilirdi pekala.

O buz gibi havada su doldurmak için vücutlarının yarısına kadar suyun içine girip hiç üşümemeleri, hasta olamayı geçiyorum artık.. Leonardo nun ayıdan kalan vücuduyla nehre düşüp, şelaleler aşıp nehirden çıktıktan sonra sadece ellerini ısıtmaya çalışması ve bu halde uyuyup kalıp donmaması?? 

Son sahnede çığ düşerken hıh bir bu kalmıştı bşr de çığın altından çıksın demiştim ama çığ ona kadar ulaşmadı çok şükür 

Neyse ben yazarken bunaldım yine 
Size iyi seyirler...

26 Ocak 2016

Kızımla Pizza Yaptık


Daha önce Nasıl pizza yaptığımı anlatmış mıydım hatırlamıyorum. Kısaca geçeyim; bazlamayı ikiye ayırıyorum, üzerine domates sosu, istediğim malzemeler ve fırından çıkınca kaşar. 2 dk daha fırında kalması kaşarın erimesi için yeterli oluyor. 

Evet bu şekilde pizza yapmak hem çok pratik hem de çok lezzetli. Bu sefer sostan sonra kaşarı koyduk çünkü minik bazlamalarımız Ela mın yüz yapması için hazırlandı anneannesi tarafından. Kaşarı en son koysaydık yüzler görünmezdi. Ela mın çok hoşuna gitti pizzaya yüz yapmak. 

Daha önce Nasıl aklıma gelmediyse?? Kızımın sarışın pizzaları sucuksuz olsa da lezzetli oldu çünkü biz sucuklu pizza seviyoruz. Eee sucuklar ev yapımı olunca tadına doyulmuyor.. 

Şeker Portakalı-José Mauro de Vasconcelos

  

Çok satan listesinden okumak istediğim kitaplar listesine aldıgım Şeker Portakalı nı okudum. Bi yere kadar sıkılarak okuduğum kitap, bir olaydan sonra beni inanılmaz etkiledi. Çocuk ruhunu olduğu gibi ortaya koyan kitabı çocukları bilmem ama ebeveynler kesinlikle okumalı. 

Özellikle şu bölüm beni çok etkiledi; beş yaşındaki çocuk babasını mutsuz görünce onu neşelendirmek için şarkı söylüyor.Şarkı sözleri fazlaca müstehcen ama 5 yaşındaki çocuk tabii ki bunun farkında bile değil, tek derdi babasını biraz gülümsetmek. Ama babası karşılık olarak çocugu dövüyor "terbiyesizlik" le suçlayarak. Minicik kalbi ne yaptığını bile anlayamıyor tabii.. 

Çok hüzünlü, gözlerimi yakan bir kitaptı. Çok korktum sonu kötü bitecek diye, yine kötü bitti ama umduğum son olmadı. 

Bu arada yasaklanmış bi ara bu kitap. Sebep müstehcen kelimelermiş,şimdi okudum. Ben ise şöyle düşünmüştüm. 

5 yaşındaki bir çocuk tanımadığı adamlarla arkadaşlık yapıyor, onlara güveniyor, onlarla onların istediği yerlere gidiyor, ailesinin tabii ki haberi yok!! Ve o adamların ikisi de iyi adamlar!!! Ama ne yazık ki gerçek hayat böyle değil, bu yönüyle çocuklara olumsuz mesaj verebilir Çünkü ne yazık ki pedofili denen iğrenç mahluklar var... Bu yönü müstehcen kelimelerden daha kötü benim fikrim. 

25 Ocak 2016

Meyveli Soğuk Tatlım 😊


Bir deneme yapayım dedim, yaptım ve tam puan aldı. Eee o Zaman paylaşayım hemen çünkü çok pratik ve çok lezzetli 😋
Bir paket çikolatalı sos ve bir paket vanilyalı sosu istendiği şekilde karıştıra karıştıra ocakta hazırlayın. Vanilyalı sosun içine henüz sıcakken petibör sade bisküvi ufaladım. Koyu bir kıvamı oldu ve bu şekilde kek kalıbımın dibine döktüm, düzelttim. Üzerine kırık badem döktüm bolca fındık ve ceviz ile de güzel olur bence. Sonra üzerine çikolatalı sosu döktüm ve soğuduktan sonra buzluğa koydum. Öğlen yaptıgım tatlıyı akşam buzluktan aldım, kalıptan kendiliğinden çıkmayınca kenarlarını plastik ince bir spatula ile kurtardım hemen çıktı. Altta çikolatalı sos donmuştu üstte bisküvi karışımlı vanilyalı sos. En üstü meyvelerle süsledim. Çilek ve ananas iyi oldu. Ve onların üzerine de erittiğim çikolatayı döktüm.çok fazla donduğu için biraz bekledikten sonra yedik. Yine soğuk nefis bir tadı vardı. 

Bizimkilerin bu şekilde çok hoşuna gitti. Benim ise biraz daha ısınınca daha çok hoşuma gitti çünkü soslar yumuşacık oldu ama altta kalan çikolatalı sos bisküvisiz olduğundan şekli bozuldu. Üstte olsaymış çok güzel akarmış tatlının üzerine ya da bisküvili olabilirmiş. Siz de istediğiniz şekilde yapın ama mutlaka yapın ve sevdiklerinizden "hımmmm çok orjinal nefis bir şey olmuş dışarıda yesem şu küçücük dilim 20₺ " övgülerini duyun 

22 Ocak 2016

Dikkati Güçlendirme Seti 4-5 yaş


Farklı yaş grupları da olan bu harika,dolu dolu kitabı biz öneriyoruz. Hem çocuğun ilgisini çekecek ve sıkmayacak soru tipleri var hem de bence içerik olarak gayet başarılı. Ve tam 160 sayfa






Bazı sayfaların köşesinde sayfayı tamamladıktan sonra belirtilen sayfadaki çıkartma puzzle da uygun yere yapıştırılıyor. 









Çocuk Odasında En Kullanışlı Yatak


Bu yatakları gördükten sonra anladım ki bir çocuğun odasında yatak boşuna yer kaplamamalı. İşte böyle yukarıda olsun ki alttaki alan değerlensin. Zaten kardeşler için küçük bir odada ranza en iyisi bence. Bizim odamız öyle hala ve ben hep ranzada altta ya da üstte farketmez yatmayı sevdim. Bazılarına ranza yurt odası gibi gelir. Benim için tam tersiydi hep. Odada yer kaplayan iki yatak olacağına ranza olsun istedim ki diğer yatağın açacağı boşlukta koltuk olsun ve çocuk odası yatak odası havasından oturma odası havasına dönsün. Bu yataklar ise ranzadan çok daha güzel.


Benim gibi tek çocuk sahibi iseniz ve çocuğunuz da küçükse yatağın altı onun için harika bir oyun alanına dönüşüyor. Hem de benim gibi yukarıda yatmayı seven bir çocuk olursa keyfine diyecek olmaz. 


Benim Ela'm ise bunu beğendi, büyümeden bunu onun için yapmak çok hoşuma gider. Bebekliğinde beri top havuzlarını sever zaten. Bu yüzden bebekken şişme bir havuz alıp içini topla doldurdum. Evet yer kaplayan bir havuz olmasındansa bunu tercih ederim. Görür görmez bu Dedi 😊😊😊

Yer minderi sevenlere de bu gelsin. İlla oyun alanı mı? Hayır tabii ki , şunlar da harika


Sanırım bizimki sonra buna döner. Ohh oyuncak ünitesi yer kaplamayacak. Süper fikir değil mi sizce de?? Bir de yanında tırmanma duvarı olsun daha ne isterim..



Bu da başka bir seçenek..


Ya çocuğunuz büyükse?? 














21 Ocak 2016

İyi Bir Dinazor


15 Ocak ta sinemalarda diye beklerken, 16 Ocak ta internette gördük, izledik. Zaten Ela çoğunlukla İngilizce ve Rusça izlediği için altyazılı olması farketmedi. Geçen Minion ları da aynı gün internette izlemiştik. Demek ki evinde yayıla yayıla izlemek istiyorsan soğukta hazırlanıp çıkmana üstüne para vermene gerek yok. Yok 3 boyut ve Türkçe izleyeceğim diyorsan o ayrı 😊 ha bu arada film çok güzel ve çok duygusal 😌😌



12 Ocak 2016

The Age of Adaline


Harika bir aşk filmi..

Aslında fazla söze gerek yok,ben ki tam bir aksiyon-macera tutkunu. Kolay kolay başka tür izleyemem,çok iyi olması lazım. Ki çoğu film bana göre sıkıcı ve hep aynı gelir. Ama bu film hem senaryo olarak farklı hem sıkılmadan akıp gidiyor hem de .. Güzel işte sonunu söylemeyeyim

7 Ocak 2016

Çocuklar için Okuma Köşesi


Onlara "Kitap Okuma Köşesi" oluşturmanız hem okumayı hem kendini özel hissettirir. Hem kitapları hem sizi sevdirir. Hem Zamanını hem kişiliğini değerli hale getirir. Hem evinizi hem ilişkinizi güzelleştirir. Hem düzenli olmasını hem sorumluluk almasını sağlar. Daha ne olsun 3 raf bi minderden bahsediyorum illa çadır kurmaya gerek yok haaa çadır kuracaksanız da 4 çita 3 m kumaş yani yapılışı var internette yeter ki siz yukarıdaki yazdıklarımın olacağına ve çocuğunuza inanın. Her ay sadece 1 kitap alsanız bir yılda 12 kitap yapar ve çocuklar sevdikleri kitabı defalarca okumaya bayılır. Yeter ki siz de onun önünde biraz okuyun!!

































5 Ocak 2016

Ayak Bileği Kontüzyonu


Aslında küçük bir kaza geçirdim. Merdivenden inerken ayağım burkuldu ve üzerine düştüm. Sözde sadece ayak burkulması ya acımı ahh ahh larla büyütmeyerek günüme devam ettim. Ertesi gün üzerine basamayınca çok fazla burkulmasından diye düşünerek ayağımı uzattım tüm gün dinlendim. Bu arada ''Yarın da okuldan sonra dr gideyim de içim rahat etsin.'' dedim.


Meğer ayak burkulmalarının da dereceleri varmış. Ben bir de tüm vücut agırlıgımla burkulan ayagımın üzerine düşünce ayak tabanım çat diye gökyüzüne döndü. İşte bu sırada yan bağlar tamamen kopmuş, şekil 3 de görüldüğü gibi. Bu ayagımda olanların bir tanesi. Tabi ben Pazartesi günü acısına ve ağrısına ragmen üzerine basa basa okula gittim. Okuldan sonra da hastaneye göründüm kendimce.

Filme uzun uzun bakan dr ''Kırık ya da çatlak yok ama kemiklerin arasındaki hasar büyük. Ameliyatlık değil ama üzerine basarsan ameliyatlık olur. Önümüzdeki 3 hafta çok dikkat edeceksin, üzerine basmayacaksın. Çalışıyor musun?''

Tabii ki çalışıyorum hem de 1. sınıf öğretmeniyim. O yüzden rapor vermeyin zaten gerek yok çünkü bu hafta tatil. Sadece yarın seçim toplantısına gideceğim, pazar günü de seçimde görevliyim. Diğer günler dinlenirim. 

Ne okul ne seçim, hiçbi r şekilde üzerine basmadan dinlenmem gerektiği, 10 günlük istirahatten sonra kontrol edeceğini söyledi. Kızım ve annem zaten 1 haftadır memleketteydi. Hemen biletlerimi ayarlayıp memlekete gittim.Ayaga kalkmamaya özen gösterdim hatta mecburen ayaga kalktıgımda agırlık vermemek için babannemin bastonunu kullandım. 

Ama 1 hafta geride kalmasına rağmen ayagımın acısı ve ağrısı sürekli arttı. Geceleri ağrılar resmen kabus gibi çöküyordu. Bu cümleyi özellikle kurdum çünkü uyuyamıyordum,uykuya daldığım zamanlarda sanki üzerime ağırlık bırakmışlar gibi bir hisle gözümü açıyor, uyku ve uyanıklık arasında sızım sızım sızlayan ayagımı nereye koyacağımı bilemiyordum. Bunları anlattıgım taekwondo hocam Veli Bey, bunun normal olmadıgını , hastaneye tekrar gidip MR çektirmem gerektiğini söyledi. ''Film sadece kemikleri gösterir ama MR tüm ayrıntısıyla bileğinin içini gösterir, dr a gittiğinde MR çekilmek istediğini söyle'' dedi.



Pazartesi hemen evimize yakın olan Denizli Cerrah Hastanesi'ndeki ortapedi dr u doç Dr Semih Bey e gittim. Benim söylememe gerek kalmadan beni filme ve MR a gönderdiler. MR sonucuna bakarken 
''Emel Hanım, çok ciddi bir yaralanma geçirmişsiniz. Yan bağlar tamamen kopmuş, kıkırdaklar kırılmış, kılcal damarların ezilmesinden dolayı iç kanamalar meydana gelmiş. Bakın bunlar hep kan, kemiklerin arasındaki lifler de ezilmiş. Baya bi ödem de toplamış. ''

Gözlerim kocaman kocaman dr dinlerken bunun sonunun nereye varacagını düşünüyordum. Aklımda sadece öğrencilerim kaldı. 10 günlük raporu kafaya takmamıştım çünkü zaten 29 Ekim tatili ve seçim tatili vardı.Ya şimdi ne olacak?

''Tahminen 1 ila 1 buçuk aylık bir tedaviye başlayacağız. Sürekli kontrol altında olacaksınız.''
''Ben 1. sınıf öğretmeniyim ama..''
Kafamda sınıfta bir sandalyeye uzattıgım ayagımla ders anlattıgım hayali beliriyordu. Şuan ise odadan lavaboya gitmeyle bitiyorum. 
O gün tüm ayagıma,dizime kadar uzayan bir alçı taktılar. (Ateldi sanırım) Dr bastonla basmayı bırak oynatmamın bile yaranın kabugunu kaldırır gibi etki ettiğini ve bu yüzden iyileşmenin mümkün olmadıgını söyledi. Yani ben 1 hafta boşuna acı çekmişim. Biri de dediki ''Neden ilk gittiğinde MR cektirmedin o zaman??'' 

Acı çekmeyi mi tercih ettim acaba? Bu nasıl bir soru? İlk defa yaşadıgım ve hiç bilgim olmayan bir konuda dr un bana söylemediğini ya da yapmadıgını ben nasıl düşünebilirim?? 

Veli Hocam söylemese tekrar git ve MR çektir diye ben 2 gün sonra raporumun bitmesiyle geri dönüp o ilk gittiğim dr a kontrole gidecektim. Belki insafa gelip MR çekerdi. 

Atel 2 hafta kalacak, 1 haftası geçti. Çok şükür gece üzerime çöken ağrılı kabuslarım da bitti. Yine ağrıyor ama hafif bir sızı şeklinde. 1 haftadır hiç basmıyorum zaten alçıdan dolayı hiç hareket etmiyor. 2 koltuk denegiyle ihtiyacımı görüyorum. Ara ara sızım şiddetli ağrıya dönüşebiliyor. Ben evde aaaaaaaa diye bağırırken ,erkek kardeşim ''Ee içeride tamirat var abla, olacak o kadar :) '' diyerek bir de olayın dramasını yapıyor, beni güldürüyor. Kızım ise ne istersem hemen getiriyor. Bir akşam merak ettim, hep yanındayım ya acaba ne diyecek dedim..

Ela, hasta olup hep yanında mı kalayım?Yoksa iyileşip yine her gün okula mı gideyim?

Hımmm.. İyileş, okula git <3




Bu arada küçük kelebeklerimi çok özledim. Hep hastalıklarda anlıyoruz sağlığımızın değerini ne yazık ki.. Meğer her gün farketmeden yüzlerce adım atarken ne kadar özgür ve mutluymuşum. Koca bir kütlenin içinde acıyan ayagımı havaya kaldırmış tüm gün ne yapacagımı düşünürken, (bu arada herkes işine, okuluna gidiyor) ben okulda zamanın nasıl geçtiğini farketmiyordum. Her gün üzerine bastıgım şu ayaklarımın küçücük bir alanında dünyanın fabrikasının işi yürütülüyor ben hiç hissetmiyorum. Damarlar, kaslar, bağlar ,lifler, kemikler, kıkırdaklar, yağlar, etler, kanlar, hücreler hücreler hücreler... Milyonlarcasının içinde birkaçı iptal olunca ben iptal oluyormuşum, o kadar acizmişim, bildiğim halde idrak edememişim. Sanki ben çabalayıp elde etmişim ve ben çalıştırıp çekip çeviriyormuşum gibi ne kadar hoyratça ve gafil kullanmışım bu eşsiz makineyi. Oysa bir tanesinin bile işleyişini kavrayamıyorum. Sözde hepsi et parçası, aynı yapıtaşı ama hepsinin görevi farklı ve tıkır tıkır işliyor. Ben ise akşam yemeğinde ne yesem?? !