Translate

3 Aralık 2014

Yüreğimdeki Aşk Kıvılcımı





Okuldaki arkadaşlardan birinin elinde görüp ''Son 50 Yılın En Romantik Romanı Ödülü'' yazısından dolayı okumak istediğim bir kitap. 

Ben genelde bir kaç kitap birden okurum :) Nedense öyle bir huyum var. Ama türleri farklı olur genelde. Biri romansa diğeri çocuk gelişimi, bi başkası tarihi bir kitap olur mesela. Ama bu kitabı arkadaşım verdiğinde 2 roman birden okuyordum Biri bir cinayet romanı, diğeri de psikolojik bir roman. Ve meraktan bu kitaba da başladım. Zaten aylardır elimde sürünen zavallı Nietzche m yine kaldı :D Okulda cinayet romanına evde aşk romanına devam ettim :D Benim psikolojimi tahmin edersiniz artık. Sabah dili kesilen cesetler, akşam ağaç evde romantik dakikalar yaşayan sevgililer :D

Neyse.. tabii ki önce romantik roman bitti. :) 

Hoş bir romandı, hiç sıkılmadım. Hatta gözleri görmeyen esas kızımızın duyguları ve yazarın engelli bir bayanı bu derece güzel hissettirmesi açısında okunulacak bir roman. Gerçekten düşündürüyor ve gerçekten onların penceresinden hayatı gösteriyor.

Ama şu romantiklik konusunu nasıl diyeyim biraz fazla abartmış sanki. Romandaki 2 bayanın da tam istedikleri gibi erkekler bulması. Üstelik bu erkeklerin her yönden çok anlayışlı, çok kibar, çoook romantik, çook düşünceli vs vs vs olması. Bayanların birinin 45 diğerinin 50 olmasına rağmen bu prensleriyle tanışmaları. Hepsi hepsi çok hayal ürünü kısacası çok fazla geldi bana. Biraz kıskandım galiba :D


Aklıma seneler önce okuduğum bir roman geldi. Canan Tan ın. Çok sıkılarak okuduğumu hatırlıyorum. Sırf biri okumamı çok istedi diye :D Ama bildiğin ezberlenmiş bir kız erkek ilişkisi romanıydı. Sonunu da başını da hiç hatırlamıyorum. Bitirdiğimde amaan bu ne bee dediğim kesin.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder