Translate

12 Ağustos 2014

Tuvalet Eğitimi Maceramız


                                              Eylül 2013

      Bebek bakımında en çok korktuğum ve en bilgisiz olduğum konu tuvalet eğitimiydi. Daha önce Lulu kitabımızda söylediğim gibi tuvalet eğitimine başlayacağımız zamanın belirtileri her yerde yazmasına rağmen bu işi tam olarak nasıl yapmamız gerektiği yazmıyor. Ya da ben bulamadım. Ben de bu yazımda şimdiye kadar uyguladığım yöntemleri anlatacağım belki size de faydası olur. Ama önce şunu söylemeliyim ki benim anladığım kadarıyla bu iş için bebeğin olayı anlaması kadar sizin söylediklerinizi ne kadar anladığı ve ne kadar bilinçli olduğu da çok önemli. Kendisiyle fazla konuşulmayan, anlamaz zaten bebek gözüyle bakıldığı için hiç bir açıklama ya da konuşma yapılmayan hatta hiç bir sorumluluk ve iş verilmeyen bir bebek sanırım tuvaletini de geç söyler. Ben böyle düşünüyorum. Öğrencilerimden de biliyorum, çocuk 6-7 yaşına gelmiş ama işini hala annesi yapıyor. Yani çocuğun yapabileceği işleri. 2. sınıfa geçmiş çocuğun çantasını hala annesi hazırlıyor.

     Ela nın odasında her zaman kullandığımız 6 çekmece var. Ben salondan Ela ya çorabını getir derim Ela çorap çekmecesini açar ve bir çorap getirir. Bu da 2 yaşındaki bir çocuğun yapabileceği bir iş. Tokalarının ve atletlerinin çekmecesini de bilir. Geçen sene bu çekmeceler hep dağınıktı. Atletleri artık dürmekten vazgeçmiştim. Bu sene onları dağıtmaktan da vazgeçti :)

    16-17 aylık olduğunda başladık galiba tuvalet eğitimine. O zamandan itibaren sayıyorum çünkü bizim tuvalete gittiğimizi takip etmeye başladığı günlerdi. Ben de her seferinde aynı şeyleri söylüyordum. ''Çişim geldi, tuvalete gidiyorum. Sen de biraz daha büyüyünce tuvaletini buraya yapacaksın.'' Hatta iç kapıyı yarım kapatıp dış kapıyı açık bırakarak kafamı uzatarak beni görmesini sağlıyordum. '' Şimdi sen bezine yapıyorsun çünkü daha çişinin geldiğini hissedemiyorsun. Ama hissettiğin zaman bana söyleyeceksin ve çişini tuvalete yapacaksın.'' Bu şekilde 2-2,5 ay sürdü ve yaz geldi. Bu arada Pepe nin kardeşinin tuvaletini söylediği bölümü ve o şarkıyı unutmamalıyım. Onu izlerken çok etkilendi ve hatta şarkısını söylerken bezleri attık kısmında bir kere bezini çıkarttırıp külot giydirmişti. Ve tabii şarkıyı söyledikten sonra da hep aynı konuşmalarımız geçiyor ve Ela mamamm (tamam) diyordu.

    Ve yaz geldi, biz gerçekten bezleri attık. Evde olduğumuz sabahlar bez takmadım. Yazının bu kısmını Lulu yazımdan alacağım.



Bu yüzden tuvalet eğitimine yazın başında şu şekilde başladım. Sabah kalkınca altına bez tutmuyordum. ya tayt ya da sadece külot giydiriyordum ve belki aralıklarla tuvalete tutuyordum. Ama bir türlü denk getiremedik :) Hep altına yaptı. Bu böyle 2 hafta sürdü ve Ela artık tuvalete girmek istemiyordu. Çığlık atıyor, kucağımda kendini atıyordu. Ben de zaten belirtiler tamamlanmadı, biraz daha bekleyeyim dedim ve tekrar bez tutmaya başladım. 

Yine bi 2 hafta geçirdikten sonra tekrar aynı yöntemle başladım. Ama hala tuvalete girmiyor, lazımlığına da oturmak istemiyordu. Ama bu sefer kakası gelince kaka diyerek oturmaya başladı. Çişi gelince de çiş der demez yapmaya.. Evet Ela tuvaletinin geldiğini farketmeye başlamıştı. Olduğu yere yapsa da, taytları batsa da bu çok büyük bir gelişme olduğu için onu hiç tuvalete götürmeye çalışmadım. Her seferinde büyük bir mutlulukla karşılandı ''Elaa çişini söyledi, harika bir şey buuu ..'' çığlıklarıyla kucaktan kucağa atladı. Alkışlandı, kendini alkışladı, her seferinde mutlu oldu. 

Sonra araya Marmaris girdi ve yine bez bağlanmaya başlandı. 2 gün önce döndük ve aynı yöntemle devam ettik. Bugüne kadar tuvalete sokmayı denememiştim. Bugün ben tuvalete girerken ''ben de, ben de'' dedi. Ben ''Tamam annecim, ben çok sıkıştım, sonra seni de alayım.'' dedim. Çıktığımda Ela çişini yapmıştı :) Çok mutlu oldum. Demek ki baya yol katetmişiz..

Ve asıl olay Ankara ya gelipte  lazımlığını görünce başladı. Lululu diye lazımlığıyla evde dolaşmaya başladı. Lulu yu okurken defalarca tekrar ettiğim '' Lulu, odasında lazımlığına oturdu. Bahçede de oturdu, hatta mutfakta yemek yerken bile oturdu vs'' kısmı baya işe yaramış. Ama bir türlü lazımlığa yapmadı derken 11 Eylül gecesi Ela ile uyandık. Evde biraz dolaştıktan sonra ben tuvalete girdim. Ben çıkınca men de men de dedi. Ben biraz isteksiz (uyumak istediğim için ve lazımlığa hiç yapmadığı için) '' hadi uyuyalım annecim' demek geldi içimden ama defalarca dahi olsa yapmasa ben de dediğinde onu oturtmalıyım diye bezini çıkarıp oturttum. Ve Ela çişini yaptı. İlk defa lazımlığa hatta ilk defa ben de diyerek çiş yaptı. Nasıl mutlu oldum anlatamam. Uyku muyku kalmadı, şarkılarla kahkahalarla salonda dans ettik. 

Ertesi gün kakam geldi diyerek kakasını yapmış. Ve bana göstermek için kakayı döktürmemiş :) Eve geldiğimde herkes heyecanla Ela nın kakasını lazımlığa yaptığını söylemeye çalışıyordu. Lazımlığın başında 5 büyük çığlık çığlığa Ela yı kutlarken Ela da kendini alkışlıyordu. '' ben daptım, anne kaka dapdım'' diya kahkahalar atıyordu. 

ve o günden beri kakasını söylüyor.


Temmuz 2014

Ela Eylül ayında 1 ay boyunca kaksını söyledi. Hiç altına kaka yapmıyor hatta bacagına biraz bulaştıgında aşırı derecede rahatsız oluyor , hemen yıkatıyordu. Çişini söylemiyordu. O sıralarda bir arkadaşım ''Niye bu kadar uğraşıyorsun? Zamanı gelince kendiliğinden olur.'' demişti. Haklıymış! 

Sonra Ela ishal oldu ve 3-4 gün kakasını altına kaçırdı. Sonra da kakasını söylemeyi bıraktı. Ben de tuvalet eğitimine uzun bir mola verdim. Bahara kadar sadece laf açıldığında, baharda ise her fırsatta onunla şu konuşmayı yaptım. 

(Kızım o aralar ''Ben bebek değilim, büyüdüm ben.'' diyordu. Ben de O na ''Evet, bebekler yürüyemezler, sen yürüyüp koşuyorsun. Bebekler konuşamazlar, sen bizim gibi konuşuyorsun. Bebeklerin dişleri yoktur ve yemek yiyemezler. Senin bir sürüü dişin var ve her şeyi yiyebiliyorsun. Sadece bir şey kaldı güzel kızım. Bebekler tuvaletini bezine yapar. Sen biraz daha büyüdüğünde tuvaleti öğreneceksin ve bebekler gibi bezine yapmayacaksın. '' 

Mayıs ayının sonuydu, Ela uzun zamandır tuvaletini söylüyor ama ısrarla klozete yapmak istemiyordu. O gün banyo yaptıktan sonra kakasının geldiğini söyledi. Hazır çıplak olduğu için hemen klozete oturttum. 

''Anne lütfen çok korkuyolar.'' dedi. ''Kim korkuyo annecim.''

''Kakalar annee, bak kurtarın diyolar, düşüyoruuum diye bağırıyolarrr!!''

Anladım :)

''Sen yanlış anlamışsın annecim, kakalar tuvalete yapınca arkadaslarının yanına gidiyor. Oysa sen bezine yapınca bezi çöpe atıyoruz. Çöpte yalnız başlarına ağlıyorlar asıl..''

O günden sonra kakamızı, bazen de çişimizi arkadaşlarının yanına gönderdik. 2 hafta sonra benimle okula gelirken artık bez istemediğini söyledi. ''Tamam sana bez takmıyorum ama çişin gelince söyle, okulda üzerin batmasın.'' 2 kere tuvalete gittik okulda. Ve sonra bir daha bez takmadık. 

:) 

Sonraki 2 hafta boyunca arada kaçırdı. Sonra kaçırmalar da bitti. Geçen hafta ishal olunca yine bez taktım çünkü uykusunda falan kaçırabiliyordu. Her seferinde takmamı istemiyordu. İyileşti ve bu sefer hiç bir şey değişmedi. 

Bu sene her şey bu kadar kolay olunca ''Neden henüz 1 buçuk yaşındaki kızıma tuvaleti öğreteceğim diye çok uğraştığımı hiç anlamıyorum.'' diye çok söylendim. Anladım ki tuvalet eğitimine konuşmalarla 2 yaşından sonra başlanmalı ve kendisine bırakmalı. Arada verdği sinyalleri farkedip konuşmayı sürdürmeli. (Kakalar ağlıyor sinyali) Ela 2 buçuk yaşında tuvaletini öğrendi. Bundan bir buçuk ay sonra bir gün koridordan geçerken bana bakış attı. 2 dakika sonra ''Annee ben kendim çişimi yaptım, gel yıkaa. '' diye beni çagırdı :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder