Translate

29 Haziran 2013

Bebeklerde Konak ve Tedavisi





Bu resmi google görsellerden aldım. Başka konak resimleri de vardı, derinin bembeyaz göründüğü ya da kırmızı kesik gibi görünen. Benim bahsettiğim bu şekilde olan konaklar. Ela'nın da aynı bu şekilde oldu 3-4 aylıktı sanırım. Sağlık ocağındaki hemşiremiz zeytinyağı sürüp taramamı söyledi. Yoksa çoğalır,alnına kadar inermiş. Siz de bebeğiniz de bu tarz bir şey görürseniz önce doktora gösterin.

Ben de banyodan önce zeytinyağı sürüp, tarıyordum ama acıtmamak için bir kısmını taradıktan sonra kızarınca gerisini sonra devam ederim diye bırakıyordum. Bu şekilde konak yine yayılıyor, bir türlü tamamen geçmiyordu.

Ve sonunda eşimle Ela'nın başına oturduk; ben oyalarken eşim taradı. (Tabi öncesinde bol zeytinyağı yapıp yarım saat bekledik yumuşaması için) Ama benim gibi yumuşak yumuşak değil. Ben kafa derisi acıyacak diye 3-5 dakika yavaşça tarayıp bırakıyordum oysa konaklar tamamen ölü deri. Konak tarağı alıp konakları çıkartacak kadar sert taramak gerekiyor. Kafası kıpkırmızı oluyor ama hiç acımıyor. Zaten acısa bebek belli eder değil mi? Sadece sıkılıyor, oyalamak gerekiyor. 1 saate yakın taradık, en küçük bir parça konak kalmayana kadar. Ve geçti, bir daha olmadı:)


Konak tarağı alırken tarağın dişlerine bakın. Yuvarlatılmış uçlar varsa alın. Yuvarlatılmış uçlar, diğer sivri uçların direk deriye batmasına engel oluyor ve hiç acıtmıyor.


bu set güzelmiş




yuvarlak uçlar uzun, sivri uçlar kısa




Bunun fırça tarağı çok güzel, yumuşacık.. Henüz tüy gibi saçları ve hassas kafası için ideal. Biz Nuk almıştık, aynısı. 

Nuk. Bu plastik olanlar da saçları biraz uzayınca iyi oluyor.

Konak tarağı dediğimde bir de bunu vermişlerdi ama bunun uçları hep sivri o yüzden almadım.


Anne Olduktan Sonra Aldığım Kitaplar





Akıllı Bebekler İçin 365 Oyun; doğrusu umduğumu bulamadığım bir kitap. 365 sayısını tamamlamak için gerçekten olmadık oyunlar da var. Ama çok hoşuma giden oyunlarda az değil. Mesela bebeğinizde renk algısını oluşturmak için oynayacağınız bir oyun. Bebeğinize uygun muhallebi yapın sonra gıda boyasıyla kısım kısım renklendirin. Büyük beyaz bir örtü serin, renkleri koyun önüne. Elleriyle, kollarıyla dalsın, ister örtüyü boyasın ister üstünü.. Elini ağzına illaki götürecek, olsun:)

Seksi Anneler;

Çocuk Ruh Sağlığı; Üniversitede bir hocamızın tavsiyesi üzerine almıştım, o zaman için mesleğime katkısı olması için okumuştum. Şimdi tekrar okumak istiyorum.

Anneliğin Ötesinde; yeni aldım, okumadım.

Çocuk Yetiştirme Sanatı; şuan zevkle okuyorum, yazarın empatik üslubu çok hoşuma gitti. Bu kitabı özellikle tanıtmak istiyorum bitirince.

Siz, Çocuğunuzu Büyütürken; yine tatil için aldığım kitaplardan.

Annelik Sanatı; kesinlikle tavsiye ediyorum bu kitabı, özellikle çocuklarımıza gösterdiğimiz yanlış davranışların altında yatan sebepleri görmemizi ve nasıl düzeltebileceğimizi anlattığı kısım.

Anne İş'te ve Çocuklarla Doğru İletişim; Doktor Hanım'ın konuşmalarını dinledikten sonra merakla aldığım iki kitap. Bilimsel açıklamaların daha fazla olduğu kitaplarda verilen bazı örnekler çok güzel açıklanmış.

Çocuğunuzla Eğlenceli Aktiviteler (16-36 aylar) ; 

Tütü Etek Nasıl Yapılır?


  Bundan sonra bebeğinin tütüsünü herkes kendisi yapacak :) Neden 5 liraya mal etmek varken 50-100 tl arası verelim ki? Üstelik yapımı bu kadar kolayken? Tütü almaya karar verdiğimde Ela 2 ya da 3 aylıktı. ''Nasıl birşeymiş bu? Niye bir etek bu fiyata?'' derken Youtube'da onlarca paylaşım buldum tütü yapımıyla ilgili. Ben henüz tütü neymiş diye bakarken dışarıda millet kitabını çıkarmış. Tütü dediğimde suratıma öyle bakan bebek mağazası sahiplerini düşününce meslekte kendini yenilemenin ve yenilikleri takip etmenin sadece belli mesleklere özel bir şey olmadığı görünüyor. Kızıma aldığım yeni tokalara ''hediye paketi gibi'' diye yorum yapan bayanlara bir sey demiyorum henüz anne olmamışlardır belki. Ama mesele meslek olunca bilmemek çok garip geliyor. Bilgisizlik değil cahillik diyorum...

(Yazıyı yıllar önce yazdıgım için buraya ekleme yapıyorum. ;) Burada kalın tütüden bahsetmiştim. Geçen sene öğrencilerim için ince tütü siparişi verdik. İnce ile de çok güzel kabarık oldu,sadece biraz daha fazla kumaşa gerek oldu o kadar. Hatta bu ince tüllerin simlileri harika renklerde, parlıyor. Üstelik yumuşak, küçük çocuklar için ve bebekler için ideal. O yüzden tül alın :)

   Artık başlayalım, ilk işimiz bir kumaşçıya gidip tütü kumaşı almak. Ama bundan önce google a tütü yazıp görsellere bakın ve fikir edinin. Ben koyu pembe tütü yapmak istedim, aralarına siyah ve açık pembe aldım.
Bir de yumuşak bir lastik beli için..



                                                         



Şimdi ince uzun şeritler keselim, boyları aynı olsa iyi olur ama cm , cm ölçmeye gerek yok bence çünkü kabarık etekte o belli olmayacak. Hatta ben bazı şeritleri biraz kısa yaptım ki onlar daha havada dursun, daha kabarık olsun diye. Kalınlarının da aynı olması şart değil.


   
 Şimdi lastiği bir rulo havlunun etrafına sarın, daha kolay tütü yapımı için. Merak etmeyin eteğimizin beli rulo kadar olmayacak, bu tütüyü kendinize bile yapabilirsiniz :)




vee başlıyoruz.. Elinize bir şerit alıp ikiye katlayın. Aslında bunu hepiniz biliyorsunuz..



Kat yerini lastiğin içine geçirip, uçları da onun içinde geçirin. Tam anlatamasam da resimler anlatıyor:)







ve sıkıştırın, işte hepsi bu..
Şimdi tüm şeritleri bu şekilde lastiğe geçirin, bebeğinizin beline olacak kadar..






Şimdi tütünüze uygun üst, toka, ayakkabı seçme zamanı ya da bunları önce yapın. Sonuç harika :)


Beni google ın ilk sayfasına tasıyan, her gün 500 den fazla giriş olan yazıya video eklemezsem olmaz değil mi? :)


                                                        tütü yapımı videom için tıklayın



ve bunlar da google dan seçtiklerim;

eğer arkasındaki şeritleri uzun keserseniz böyle muhteşem bir şey oluyor.




Eğer uçlarına küçük tütüler bağlarsanız böyle güzel oluyor;



kısa yaparsanız çok şirin, uzun yaparsanız da böyle şık oluyor;






Uzun yaptığınız tütünün ortasına kemer takarsanız elbise olur.





13 Haziran 2013

HÜNKAR BEĞENDİ





                         Çoook severek yaptığım diğer bir yemek yine Sofra Dergisi'nden

                                                     Malzemeler

                                                Kebap için: 800 gr kuşbaşı kuzu eti
                                                2 adet küçük soğan
                                                1 adet havuç
                                                1 çorba k salça
                                                yeteri kadar sıcak su
                                                tuz,sıvıyağ

                                                Beğendi için: 4 adet orta boy patlıcan
                                                1 adet limonun suyu
                                                tereyağı,tuz
                                                yarım su bar. un
                                                bir su bardağından 2 parmak eksik süt
                                                1 su bar. rendelenmiş kaşar peyniri

                                                Süslemek için: 2 adet domates
                                                3-4 sivri biber
                                                3-4 dal maydanoz


   Kebap için, yağı tavaya alıp üzerine etleri ekleyin ve orta ateşte pişmeye bırakın. Diğer tarafta küp doğranan soganları ve havucu kavurup etlere ekleyin.Salçayı ve tuzunu da ilave edip bir iki çevirdikten sonra üzerini geçecek kadar sıcak su ekleyin. Suyu azaldıkça ilave ederek etleri pişirin.

   Beğendi için, patlıcanları bir kürdanla birkaç yerinden delin, közleyin. (Ben bunu elektrikli ızgarada yapıyorum.) Ve acılığını alması için limonlu suya koyun. Birkaç dakika bekletin ve ince ince kıyın. Bir tencerede tereyağını eritip unu ekleyin. 2 dk sonra patlıcanları, sütü , kaşar peynirini ve tuzu ekleyip koyu bir kıvam alana kadar pişirin. (Ben hepsini tek tek karıştıra karıştıra ekliyorum, en son sütü azar azar yedire yedire ekliyorum zaten hemen koyulaşıyor.)

   Beğendiyi servis tabağına alıp üzerine etleri ilave edin. Közlenmiş domates,biber ve maydanozla süsleyerek servis yapın.

   Bu tarifi ilk okuduğumda beğendi kısmı çok ilginç gelmişti. Nasıl bir tat olacağını biraz garipseyerek çok merak ettim. Doğrusu öyle nefis bir şey beklemiyordum.

12 Haziran 2013

Karatay Diyeti




   28 yasıma kadar 34-36 beden biri olarak aklıma gelmezdi bir gün kilo problemi yaşayacagım. En yakın arkadaslarım hamileliklerinde 7-8 kilo alıp doğumla verdikleri için ben de hep öyle olacagım zannettmişim. Ama rahat geçen hamileliğimle açılan boğazım 22-23 kiloyla doğuma girmeme sebep oldu. Doğumda giden 9 kilodan sonra üzerimde kalan 13 kiloyu sanki 1 günde almıştım. Oysa hamileyken ne kadar da şirin görünüyordum, o kadar beğeniyordum ki kendimi ''Vay be kilo bile yakışır mı bir insana'' diyordum. Meğer kocaman karnımdan diğer yerlerin ne kadar genişlediğini hiç görememişim. Karın inince bir gecede 36 bedenden 40 bedene geçme şokunu yaşadım resmen. Uzun bir süre hiç kıyafet almadım. Nasıl olsa önceden şalvar tarzında giydiğim pantalonlarım tayt gibi oluyordu. Bel, karın, kalça, göğüs her yerden en az 10 cm kalınlaşmışım. Ela 1 yaşına girene kadar ancak 2 kilo verdim. Ve 57 kiloyla başladığım okuluma 69 kiloyla döndüm. Mecburen 40 beden kıyafetler aldım.

  Eski bedenimde olan arkadaşlar gözüme o kadar zayıf görünüyordu ki hatta doğumdan sonra herkes zayıflamış gibi gelmişti. Yıllardır 70 li kilolarda olan anneme sürekli ''Anne sen ne güzel zayıfladın ya'' diyordum :) Annem de sürekli ''Yok kızım sana öyle geliyor'' derdi. Bir zamanlar aynı kıyafetleri giydiğim kız kardeşim öyle güzel görünüyordu ki gözümde sürekli ona bakıp ''Meğer ben ne kadar güzelmişim'' derdim. Ama çok zayıf, küçücük görünürdü gözüme.

  Ama alışamadım, 1 yıl geçmesine rağmen alışamadım. Aynaya bakmayı hiç istemiyordum, hiçbirşey yakıştıramıyordum kendime. Ve gerçekten üzülüyordum. Olmayacağını bile bile eski pantolonlarımı geçiriyordum bacaklarıma, bacaklarımda kalıyordu. Gömleklerime bakıyordum, önü kapanmıyor, arada en az 8 cm kalıyordu. Ver birilerine şu kıyafetleri dedi eşim, çok bozuldum.

  13 aylıkken kızım hasta oldu, enfeksiyon kapmış, sürekli kusuyordu ve ishaldi. Ateşi de hiç düşmüyordu. 1 gece hastanede serum taktılar, çok ağladım. Daha sonraki günlerde sadece emdi, ne yese yine çıkardı. 5 gün sonra iyileşti. O iyileşince tekrar okula başladım. Bi baktım ki kıyafetlerde bir bollaşma, 4 ya da 5 kilo vermişim!!

  Biraz moralim yerine gelmişti, hemen internette diyetlere, kitaplara, yorumlara bakmaya başladım. Önce Dukan diyeti dikkatimi çekti.Yorumlar genelde olumsuzdu. Sonra Karatay diyetinin yorumlarına baktım % 98 iyi yorumlar vardı. Hemen kitabı sipariş ettim. Aynı zamanda 9 lu çay diye birşey buldum, ondan da iki paket aldım. Kafaya koymuştum geri kalan 7-8 kiloyu..

  Şuan 59 kiloyum, 2 kilom kaldı ve eski kıyafetlerimi giyiyorum. Kitabın içeriğini ve neler yaptığımı yazacağım.. derken Ramazan girdi araya ve ben galiba kendimi kaybettim. Geriye kalan 8 saatte sürekli yiyen, özellikle tatlı ve hamurişi yiyen bir canavara dönüştüm ki bunlar Karatay diyetinin asla ama asla yenilmemesi gereken yiyecekleriydi. Sonuç mu ? Galiba 2 buçuk kilo aldım :( Hüsran, büyük hüsran...


2 Nisan 2014

Karatay Diyetiyle 3 ay gibi kısa bir sürede 6 kilo vermiştim. Sonra o Ramazan ayından sonra tekrar Karatay la 4- 5 kilo daha verdim. Şimdi 56 kiloyum :)

Karatay Diyeti nin en sevdiğim 3 özelliği mantığıma kesinlikle yatmış olması, diyet listesinin olmaması ve yeterince doyuyor olmama rağmen kilo verebiliyor olmam.

  Evet ben liste hazırlamadım kendime, sadece kitapta okuduğum bazı maddeleri uyguladım hem de arada evet arada. Mesela 1 hafta uyguluyordum 1, 1 buçuk kilo gidiyordu. Sonra karşıma bi börek, tatlı vs çıkıyordu yiyordum. Abartmadan istediğimi yiyordum ki verdiğim bir kiloyu almayayım. Sonra 1 hafta daha Karatay ve 1 buçuk kilo daha gidiyordu.

Karatay kurallarını google dan rahatça bulabilirsiniz, ben buraya kendi uyguladığım kısmını yazacağım. Parantez içine uygulayamadığımı yazabilirim.


1 haftalık programım;

   - Ekmek ve unlu mamullerden yemedim, kahvaltıda da dahil. (Kahvaltıda ekmek yememek biraz garip geldi çünkü ben çogunlukla sadece kahvaltıda ekmek yerdim özellikle yumurtayla ve zeytinyağına bana bana :) Bu arada esmer ekmek bile olmayacak. Ama pilav olursa az bir şey yedim.
   - Şekerli hiçbir şey yemedim (reçel,helva vs dahil) çaya şeker atmadım.
   - Abur cubur ve hazır gıdalardan yemedim. Zaten kızım için aldığım köy yumurtası, köy tavuğundan yedim. Ev yoğurdu, evde yapılmış peynir, evde yapılmış salça, zeytin, çorbalıklar vs bulabildiğim her şeyi temin ettim.
   - Hazır yağ kullanmadım. Zaten memleketten sızma zeytin yağı getiriyordum. Bir de tereyağını kendisi yapan birini buldum.
  - Ara öğünü kaldırdım (şart değil. ) Yemek aralarına 4-5 saat zaman koydum. Akşam 7 den sonra ağzıma lokma koymadım.
  - Her sabah mükemmel bir kahvaltı sofrası hazırladım.
  - Yeterince balık, et, sebze, kuruyemiş yedim, su içtim.
  - Spor yapamadım ne yazık ki yürüyüş bile yapamadım
  - Meyveyi azalttım.


ayrıca bu haftalarda sabah akşam 9 lu çayı içtim. İçindeki otları araştırdım, hepsi yağ yakıcı özelliğe sahip. Ben uygun gördüm.


Karatay Diyeti nde neden  ara öğün yok ?

 Vucut yağ yakımına yaklaşık 4 saat sonra başlarmış. Prof Karatay diyor ki ; '' Ara öğün yiyeceğinize bırakın ihtiyaç olan vucuttaki depolardan kullanılsın. '' Gayet mantıklı. Hatta uyurken kilo verebilirmişiz böylece. 19 dan sonra (ama tek lokma dahi yenilmeyecek, meyve dahill ) hiçbir şey yenilmediği takdirde gece yarısı yağ yakımı başlıyor ve tüm uykumuz boyunca sürüyor.

   Zaten sürekli ara öğünlerle sürekli yiyipte sağlıklı olmak bana hep saçma gelmişti çünkü eğer öyle olsaydı oruç sağlıklı olmazdı.

Neden tek bir lokma dahi yenilmemeli ?

Tek bir lokma kandaki şeker oranını yükselttiği için yağ yakımı için emir verilmiyor.

Pilav neden yok ?

Prof. kitabında glisemik indeks diye bir terimden bahsetmiş. Besinleri buna göre guruplandırmış. Glisemik indeksi yüksek olan besinler (mesela en yüksek şeker) kan şekerini aşırı derecede yükselttiği ve yağ yakımına imkan vermediği için yenilmemesi gerekiyor. En önemlisi de sağlığa zararlı olduğu için. Karatay Diyeti nde asıl mesele sağlıklı olmak zaten yani sağlık için diyet, sağlık için zayıflık
  Pirinçte bu grubun içinde ne yazık ki

Meyve neden yok ?

Doğal şeker de olsa şeker oranı çok yüksek. O yüzden kilo verme döneminde azaltmak gerek. Mesela doktorun bir sözü var ''Eğer 50 kilo fazlanız varsa hiç ekmek yemeyin ama 3 -5 kilo fazlanız varsa biraz yiyebilirsiniz. ''


Neden Dukan değil?

Aylarca uygulamak gerek ve listesi var. Üstelik o kadar saçma ki bugün et günü diye et yemeğinin içindeki minicik SAĞLIKLI biberleri, domatesleri tabağının kenarına ayıran arkadaslarım var. Şeker yerine tatlandırıcı kullanıyorlar, ne kadar sağlıklı!!  Ben enfes bir kahvaltı yaparken, onlar yulaflı yumurta yiyorlar.

Ben Karatay yaparken okulda çiğköfte yapılsın yerdim, onlar tek lokma almazlardı. Ben dediğim gibi aralarda hep bozdum, onlar 1 yıldan fazla bozmadılar, inanılır gibi değil..

  Sonuçta hepimiz kilo verdik ama ben Dukan yapanları hiç anlamadım



vee müthişşş kahvaltımmmmmmmmmmmmm hıımmmmmmmmmm

             illa ki yumurta
            10-15 kendi zeytinimiz yağıyla birlikte
            avuç için kaplayabilir bile peyniiiiiirrrrrrrr
            biber, maydanoz, taze nane, domates, salatalık
             cevizzzzz, badem, hurma, kuru kayısı (ne varsa artıkk)
         
bu diyette sevdiğim diğer bir özellik ise verilen kiloların geri alınmaması. Ha o Ramazan ı saymıyorum çünkü inanılmaz yemiştim.
bi de her gün maden suyu içiyorum :)
sağlıklı günlerr


not : Hatırladığım kadarıyla (ve anladığım kadarıyla) deneyimlerimi paylaştım. Lütfen her hangi bir diyetten önce uzmanına danışınız.

11 Haziran 2013

Hamile Kitaplarım


Hamilelikte okuduğum kitapları kısaca tanıtmak isterim. Ayrıca şunu söyleyeyim, o sıralar internetten alışveriş yapmıyordum ve mağazalardan 20-25 hatta 40 tl ye aldığım kitapları daha sonra %40 a varan indirimlerle internette hep gördüm görüyorum. Yani kitabı netten alın derim.



Keyifle okuduğum bu kitabı hafta hafta hamilelik bilgileri okumak isteyen anne adaylarına tavsiye ederim. Tabii bu bilgilere internetten de ulaşabilirsiniz, o zaman aynı sayfaları hafta hafta takip etmenizi öneririm. Ama ayaklarını uzata uzata kitap okuması, kendine dair notlar alması daha güzel. Yine de netten takip edecekseniz o zaman size hafta hafta anlatan ama tarzı daha farklı olan şu kitabı öneriyorum. Bunun içeriğini nette bulamazsınız.



İşte bu kitaba bayılacaksınız!! Hafta hafta bebeğinize ne olduğunu onun dilinden okuyacaksınız. Anneciğim diyecek ve neler hissettiğini anlatacak. Ayrıca çok güzel bir diğer tarafı kendinizi iyi hissedeceğiniz cümlelerle yoga yapmak her hafta başka bir hareketle. Eğer tek bir kitap alacaksanız bu kitap derim. Ama bilgiler çok ayrıntılı değil haberiniz olsun yani yine google a başvuracaksınız. 
Yok ayrıntı okumak istiyorum hem de sadece hamilelik değil öncesi, sonrası hepsi bir kitapta toplansın isterseniz o zaman bu kitap;



                                       



Bir de çok özenerek ve 40 lira ödeyerek aldığım şu kitap var ki, eğer ben hiç ama hiçbirşey bilmiyorum diyorsanız.. Özellikle bebek bakımıyla ilgili 3 yaşa kadar her türlü bilgiyi istiyorsanız.. Öyle yazmışlar ki Bebek bezi nasıl bağlanır? hatta 
Bebeğinizi nasıl kucağınıza alırsınız? 
Eğer istediğiniz böyle bir kitapsa o zaman bunu alın.



Sanki daha kitabım vardı ama hepsini hamile olan velime verdiğim için hatırlamıyorum.
Mutlu hamilelikler:)





10 Haziran 2013

Secde Ayetleri Kaçıncı Sayfalarda?


            Uzun zamandır yapmak istediğim şey bugüne nasipmiş. Secde ayetlerini okuyup dua etmek. Dua etmek; şu sıralar en çok ihtiyacım olan, en çok ihtiyacımız olan ibadet. İnternetten okumak istedim ama bazı ayetlerde cezm işareti yoktu olması gereken yerde. Ben de Kur'an dan okuyayım dedim. Ve bu sayede hepsinin kaçıncı sayfada olduğunu da öğrenirim diye düşündüm. Belki aranızda ilgilenen vardır.. Yanlışım varsa uyarın lütfen.


1- A'raf Suresi              9. cüz                  206.ayet                sayfa 175

2- Ra'd Suresi              13. cüz                 15. ayet                 s. 250

3- Nahl S.                    14. c.                   49. a.                     s. 271

4- İsra S.                      15. c.                  107. a.                    s. 292

5- Meryem S.               16. c.                   58. a .                    s. 308

6- Hacc S.                    17. c.                   18 a.                      s. 333

7- Furkan S.                 19. c.                   60. a.                     s. 364

8- Neml S.                   19. c.                   25. a.                      s. 378

9- Secde S.                  21. c.                   15. a.                     s. 415

10- Sad S.                   23. c.                    24. a.                    s. 453

11- Fussilet S.              24. c.                    37. a.                    s. 479

12- Necm S.                27. c.                    62. a.                    s. 527

13- İnşikak S.              30. c.                    21. a.                    s. 589

14- Alak S.                  30. c.                    19. a.                    s. 597

Ayetleri okuduktan sonra secdemizi yapmayı unutmayalım. Allah kabul etsin.


6 Haziran 2013

Lierac Phytolastil Jel


Her kadın gibi hamile olduğumu öğrendiğimde hamilelikte oluşacak çatlaklardan korkuyordum. Ve kesinlikle olacak diyordum, deri o kadar genişleyecek de çatlamayacak. O görüntü gerçekten çok kötü. 

Bazıları diyor ki ''Ne kullanırsan kullan oluyor'' ya da ''Vücudun çatlaga yatkınsa kesinlikle oluyor.'' ''Neler sürdüm, neler yaptım yine çatladı'' diyenler..

Fazla uzatmayacağım, önce şunu söyleyeyim benim vücudum galiba çatlaga yatkın. Artık neden bilmiyorum vucudumun belli bölgelerinde zaten çatlaklar vardı. Olmayacak olsa herhalde ben de tutmazdı. ''Kaç paralar verdim, ne marka aldıysam olmadı'' diyen arkadaşlarım da var. Ben hiç araştırmadım, ilk gittiğim doktora sordum ne kullanayım diye, kağıda bu kremi yazdı sonra da ''Alamam dersen kakao yağı kullan ama onun garantisini veremem. Bu kremi düzenli kullan, hergün 5 dakika masajla 4. aydan itibaren hiç çatlağın olmayacak.'' demişti

Lierac ı aldım,aynen dediği gibi kullandım, hiç çatlağım olmadı. Karnım hamilelik öncesi nasılsa sonrası da öyle :) Ama ne yazık ki bel kenarlarıma sürmemiştim artı kilo alabilecek diğer yerlere.  Sadece karnıma sürdüm. Hamilelikte aldıgım 22-23 kiloyla kremi sürmediğim kilo alan her yerim çatladı. 

Siz siz olun, 2 kat fazla para verin, kremi tüm kilo alabileceğiniz yerlere sürün. Sadece karnıma hamilelik boyunca 4 ya da 5 şişe bitirdim,tam hatırlamıyorum. Bir 5 şişe daha alsaydım da çatlamasaydım.

Şimdi o çatlaklar için yeni paket ısmarladım. Çatlak oluşumunu önlemek için günde 1 kere, oluşmuş çatlaklar için günde 2 kere kullanmak gerekiyormuş. Bakalım rengi artık beyazlamış çatlaklara faydası olacak mı? Rengi henüz kırmızıyken kullanılırsa sonuç kesin alınırmış.

Mutlu ve rahat hamilelikler..