Translate

30 Eylül 2013

Sex and the City 2




2. sini izledikten sonra 1. sinden ne kadar keyif aldığımı anladım. Ve bu yüzden 2. sinden daha fazlasını beklediğimi. Bu film reklamının büyüsüne kapılıp da izlediğim bir film. O kadar çok adı geçiyor ki insan gerçekten merak ediyor. Ama doğrusu bir romantik komedi beklemiyordum ilk izlediğimde. Ama güzel olmuş. ( 1. nden bahsediyorum) Bir bayanın hoşuna gidecek her şey var. Güzel elbiseler, şehir yaşamı, gençlik, para vs. Her genç bayanın hayalinde yaşayan o kariyer yapmış, parasını kazanan, bakımlı, alımlı, zayıf, gezen tozan, eğlenen şehirli 4 bayanın arkadaşlığı ve yaşadıkları. En güzel tarafı 4 ünün de farklı karakterlere olması ama çok iyi anlaşması. 

Ama 2. si yüzümü buruşturuyor. O kadar beklentinin üstüne o kadar harcanan paraya yazık olmuş. Güldüğüm yerler oldu tabii ama filmin bir gay düğünüyle başlayıp, bir lezbiyen aşkıyla bitmesi sanki başında filmi uzatmak sonunda da nasıl bağlayacağını bilememek olmuş gibi geldi. Hele o sarışının aşırı abartılı tepkileri bize resmen öööğğğ dedirtti. Bir de Arap ülkelerine gittiklerinde keşke hayatlarında hiçbir şey görmemiş gibi davranmasalardı. Filmin çoğu dakikasında resmen sıkıldım. İzlemesem daha iyi olurdu ama merak işte.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder