Translate

10 Ağustos 2013

Boncuklarla Oyunumuz



           Bi ara takı tasarımına merak salmıştık kardeşimle, neyse ki kısa sürdü. O günerden kalma küçük sandığımızdan oynayabileceğimiz boncukları çıkardık Ela yla. Ela boncuklar konusunda yeterince büyüdü, bir tanesini bile ağzına atmak gelmedi aklına. Ama yine de ben bir saniye bile gözümü Ela dan çevirmedim. Çocuk sonuçta Allah korusun.

      Aslında önce nasıl oynayacağımızı bilemedik, geri dönüşüm poşetinde ne kadar yumurta kutusu varsa çıkardım. ( Denizli'de ki bu uygulamayı seviyorum. Belediye her eve geri dönüşüm poşetleri dağıtıyor. Ve Cumartesi günleri ayrı bir araç bu poşetleri toplayıp gidiyor. ) Aslında o kadar da çok yumurta kutusu kesmeme gerek yokmuş :)




sonra onları aldık peynir kabına doldurduk, ardından su şişesine.. Bu çok hoşuna gitti..  Sonra şişeye su doldurdum belki onunla oynar diye ama benim su sever kızım ''Aç,aç '' demekten başka bir şey yapmadı. Mecburen açtık ve balkona çıktık, küçük şişeyi büyük şişeye boşalttı..


sonra büyük şişeyi tekrar peynir kutusuna, oradan tekrar küçük şişeye vs derken baya vakit geçirdik.


ve çaktırmadan boncukları kaldırdım başka bir güne..


Ertesi gün 16-36 aylar Eğlenceli Akt kitabından ''Hazine Sandığı'' etkinliğini yapmaya çalıştık. Özetle sandığın ya da sepetin içine bulabildiğiniz ama daha önce görmediği malzemeleri koyuyorsunuz. Çocuk açıyor ve her biri hakkında konuşarak içindekilere bakıyorsunuz. Fazla vakit geçiremedik doğrusu. (Bu tarz kitaplardan verim alamadığımı daha önce söylemiştim.)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder