Translate

11 Şubat 2013

Anne Olunca

 

    2 haftalık tatilimizde neredeyse hergün dışarı çıktık kızımla (Şubat ayında). Havalar güzel, bize gezmek hep güzel. Mahalledeki başka bebişler  köye gittiler hasta olup geldiler, biz olmadık.Derken dönmemize 2 gün kala ''gribal enfeksiyon'' dedi doktor. Burada kızımla yerde yatıyoruz, yanına her aksam koyduğum yastığı o gece koymayı unutmuşum. BİR KERE UNUTTUM!! Ela'm döşekten aşagı kaymış hatta koltuğun altına girmiş, orada uyumuş.Üzerinde tulumu olsa da üşümüş.

    Bana en çok söylenen şey; ''Aman kızım dikkat et , dönmeye başlayınca tek başına bırakma!'' Ela 6. ayında henüz dönmeye başlamamıştı. Önündeki parmaklıklarını henüz takmadığımız beşiğinin köşesine yarım oturttum. Aynı odada o dakikada elindeki oyuncağı kucağına düşmüş ve doğrulmuş. Sonra oyuncak önüne düşmüş ve eğilmiş. Sadece ses duydum ve o anda anladığım şeyi düşünmek dahi korkunçtu. Onu yerde gördüğüme inanamıyordum, o an yaşanmamış gibiydi zihnimde çünkü ''bu nasıl olur'' du. Daha dönmüyordu!!

   Önceden nasıl bir insan olduğunuzun hiç önemi yok. Umursamaz, aldırmaz, rahat ya da bir cok konuda olmasa da olur diyen.. Sakar, uykucu, düzensiz, plansız hatta kirli ya da aşırı titiz. Belkide yıllardır değiştirmek istediğiniz ama yapamadığınız,istemediğiniz alışkanlıklarınız vardır. Bunların hepsini unutun çünkü  anne olunca o melekle birlikte siz de yeniden doğuyorsunuz adeta. Hayatınızda daha önce bir cok yeni başlangıç olmuş olabilir. Bu bambaşka , başka hiçbirşeye benzemeyen bir süreç. Öyle ki artık geri dönüşü yok. Yoruldum bir ara istiyorum yok. Ne kadar çılgın bir genç olursanız olun bebeğiniz olunca artık ANNE siniz.Artık dikkatli, düzenli, ayrıntıları düşünen, titiz, planlı, düşünceli ve bir kere bile unutma hakkı olmayan bir kadınsınız. Daha önce yaşayarak tecrübe ederken hatta olumsuz sonuçlarda neyse diyebilirken artık ''Hiç aklıma gelmedi'' deme hakkınız da yok, baştan düşünmeniz gerekecek.

  Yıllarca erken yatıp erken kalkmayı alışkanlık edinmek isteyen ama asla beceremeyen ben.. Saat gibi bir kızım oldu,sabah 7 de uyanan:) Yıllarca haftanın 4-5 günü pilates yapmayı alışkanlık haline getiren, yapamadıgım gün rahat edemeyerek gece pilatese başlayan ben.. Hamileliğin son ayı aldığım 22 kilonun beni ne kadar güzel ne kadar tatlı gösterdiğini  söylerdim. Canı çok tatlı olup bir iğneye bile dayanamayan ben.. Kızım için en iyisi normal doğumsa, herkes nasıl yaşıyorsa ben de yaşayacagım derdim. Dışarıda ya da tv karsısında ne kadar vakit gecmiş önemli değilken şimdi tv u hiç açmadığım ve dışarı çıkmadığım hatta hiç ev işi yapmadığım günün nasıl geçtiğini anlamıyorum. Önceden gayet rahat bir şekilde sonra yaparım dediğim birçok ev işini şimdi erteleyemiyorum. Özellikle emeklemeye başlayınca süpürgeyi. Dolaplar kilitli, köşeler korumalı, prizler kapalı.

   Zamanla bunlara alışıyorsunuz. Beyniniz hep önce düşünmeye başlıyor zaten. Gözleriniz tarayıcı gibi bebeğinizin üzerinde gezerken siz hep bir saniye sonrasını düşünüp yapmanız gerekeni yapıyorsunuz. Yinede özellikle söylemek istiyorum. (Ela'yı beşikten düşürdüğümde bunu öğrendim.) Henüz dönmüyor, kalkmıyor diye belli bir aydan sonra(çünkü bu her bebekte değişir) bebeğinizi düşebileceği bir yerde yalnız bırakmayın. İlk dönüşünü, ilk doğruluşunu göremeyebilirsiniz!! Bunun içinizdeki pişmanlığı ve acısı hiç geçmiyor.

   Ek olarak; bebeğinizin ulaşamayacağı ev işlerini hala erteleyebilirsiniz, kendinizi fazla yormaya gerek yok. Bebeğiniz sabah uyurken siz de uykunun keyfini çıkarın bence ama hep yanında yatarsanız sizsiz uyumayabilir. Bebeğiniz biraz büyüyünce eski günlere kolayca dönebilirsiniz eğer onu bırakacagınız biri varsa. 3-5 saat sizsiz durmaya alışması lazım çünkü sizin de artık dışarıya onsuz ihtiyacınız var. İlk seferlerde bu süreyi uzun tutmayın ki yaşadığı sadece özlemek olsun, üzülmek değil. Özellikle sizi istediği zamanlarda çıkmayın. (Ela 'nın sadece benimle uyuduğu günlerde konsere gitmiştim. Hep saatinde uyuyan bir bebek olduğu halde uzun süre uyuyamamış ve ağlamış. Daha sonra annemle de uyumaya alıştı, şimdi geceleri olmasam da oluyor) İşte tam burada önemli bir ayrıntı var. Ne yazık ki nasıl olsa anneme bıraktım diye ben bunu düşünemedim. Bebekler gözlerinin önünde olmayan birşeyi yok zannederler.Bu yüzden annelerinin tekrar geleceğini düşünemezler. Bunu onlara evde zamanla öğretmek gerekir. Önce oyunlarda oyuncakları saklayıp tekrar ortaya cıkararak sonra kendinizi.Onu odada kısa süreli yalnız bırakarak ve çagırdıgında hemen yanına gidip hep varoldugunuzu göstererek. Ve bu zamanı onun alışmasına göre uzatarak. Ama bunlar yeterli değil tabii bir aşama, başlangıç olarak düşünebilirsiniz. Ela küçük bebekken 10-15 dk bensiz durmaya alışmştı. İlk uzun süreli ayrılığımız 6. ayında dişimi yaptırmaya gitmemdi. Sabahtı, karnı toktu, uyku saati değildi ve 1,5 saat sürmüştü. 2. ayrılık o konser olunca olmadı!!

devam edeceğim..

1 yorum:

  1. Anne kız görünce bayılıyorum. Benimde 4 yaşında kızım var. Hayatın anlamı onlar... :)

    YanıtlaSil